31 Temmuz 2010 Cumartesi \  20 Şaban 1431 08:59   

BÜYÜK FİTNELERE DİKKAT! Arkadaşına gönder 
Ülkemizin iç durumu

M.Şevket Eygi - Milli Gazete
Siyonistlerin, Haçlıların, İslâm ı yıkmak isteyen azılı ve saldırgan

İslâm düşmanlarının stratejisinin ana maddelerinden biri şudur:

Müslümanlar, mü minler birbirlerine düşman kamplara ayrılsınlar,

birbirleriyle çekişip tepişsinler. Böylece Ümmet-i Muhammed

parçalansın, bölünsün, yenilsin, bugünkü gibi zillet ve esaret içinde

kalsın.

Filistin in

ahı gitmiş, vahı kalmış. İşte bu zavallı Filistin in Müslümanlarını

bile bölmeye uğraşıyorlar. Bir tarafta İsrail yanlısı Abbas ın Fetih i,

öbür tarafta halkın seçtiği Hamas.

Irak taki iki kesimi, Şiîlerle Sünnîleri birbirine düşürmek için her melâneti, her şeytanlığı yaptılar, yapıyorlar.

Afganistan da Sünnîleri, Şiîleri, Paştunları, diğer kavimleri, alt kimlikleri birbirlerine düşürmeye uğraşıyorlar.

Pakistan da çoğunlukta olan Sünnîlerle azınlıkta olan Şiîleri...



Her yerde, her ülkede Müslümanların arasına casuslar, provokatörler,

yönlendiriciler, istihbaratçılar sokuyor ve var güçleriyle fitne,

fesat, tefrika yangınları çıkartmaya çalışıyorlar.

Siyonistlerin emellerinden biri de İran ile Türkiye yi birbirine düşman etmek ve ileride çarpıştırmaktır.

Ülkemizin iç durumuna gelince:

Siyonistler,

Haçlılar, Kripto Yahudiler geleneksel Ehl-i Sünnet İslâmlığından razı

ve memnun değildirler. Yeni bir İslâm türetmeye çalışıyorlar.

Geleneksel

Ehl-i Sünnet İslâmlığı münzel bir dindir, yani Hak katından indirilmiş

bir din. Onlar bu indirilmiş dini kaldırıp yerine uydurulmuş bir din

getirmek istiyorlar.

Ülkemizde

milyonlarca Alevî vatandaşımız yaşamaktadır. Siyonistler, Haçlılar,

İsrail, ABD, AB Alevîlerle Sünnîler arasında toplumsal barış ve

mutabakat (uzlaşma) olmaması için açık ve sinsi çalışıyor.

Kahramanmaraş

kıyımı, Sivas faciası, Erzincan Başbağlar katliamı Sünnîlerin ve

Alevîlerin işi değil, derin şer güçlerinin işidir.

Sivas ve Başbağlar facialarından önce hapishaneden birtakım militanları çıkartmışlar, silahlandırmışlar ve kan döktürmüşlerdir.

Bu anlattıklarım hayal mahsulü değildir. Gazetelerde, dergilerde, TV kanallarında bu konuda dehşetli ifşaat yapılmıştır.

İran da çok sayıda Sünnî yaşamakta ise de o ülkede Şiî kültürü hâkimdir. İran İslam Cumhuriyeti anayasasında "Cumhurbaşkanı Şiî-Caferî mezhebinden olacaktır" şeklinde bir madde bulunmaktadır.

Türkiye de rejim laiktir ama Sünnî kültürü hâkimdir.

Fitne

ve fesat çıkmaması için Sünnîlerin İran ı Sünnileştirmek için

propaganda yapmaması; Şiîlerin de Türkiye yi Şiî yapmak gibi bir hayale

kapılmaması gerekir.


Böyle bir şey dehşetli fitneye yol açar.

Maalesef Türkiye de dış güçler Sünnîliği kaldırıp, onun yerine:

1.

Dinler arası Diyalog ve Hoşgörü adı altında ehlî (evcil), fıkıhsız ve

Şeriatsız, sulandırılmış, ılımlı bir İslâm getirmeye çalışıyor.

2.

Öte yandan Müslümanları bölmek, mezhep savaşları çıkartmak, Türkiye yi

Irak a, Afganistan a, Pakistan a benzetmek için Şiîlik, Vehhabilik,

Neo-Haricîlik, Mutezile, dinde reform, dinde yenilik ve değişim,

Tarihsellik (veya Fazlurrahmancılık) gibi akımları teşvik ediyor.

İsrail

ve Haçlılar Vehhabîlikten memnun mudurlar? Değildirler ama Türkiye de

Vehhabîlik bir miktar yayılsın, Müslümanlar birbirine düşsün, böylece

Sünnîliğin beli kırılsın.

Siyonistler ve

Haçlılar Sünnîlikten de Şiîlikten de nefret ederler. Nefret ederler ama

bunları birbirlerine karşı kullanmaktan da geri kalmazlar.

Dünyada

olduğu gibi ülkemizde de internet son derece kirlenmiştir. Bir

gazetenin, bir derginin, bir tv nin idare yeri bellidir, idarecileri

bellidir. İnternet öyle değildir. Müslümanları birbirine düşürmek için

sinsi şer güçleri kuzu postuna bürünür, takma isim ve rumuzlarla fitne

çıkartırlar.

Türkiye mizde az sayıda Caferî

Şiî vatandaşımız, kardeşimiz bulunmaktadır. Bunların camileri, hocaları

vardır. Kabristanları da ayrıdır. Bu kardeşlerimize tam bir din ve

inanç hürriyeti verilmelidir. Tabiî Sünnîlere de...

Ülkemizde önemli miktarda Alevî vatandaş yaşamaktadır. Onlara da din, inanç ve kimlik hürriyeti verilmelidir.

Alevî kökenli olmayan birtakım şüpheli kişilerin Alevîleri manipüle etmesine fırsat ve imkân verilmemelidir.

Alisiz Alevîlik akımını çıkartanların Alevî kökenli olmadıkları gerçeğine dikkatinizi çekerim...

Türkiye deki Sünnîler, Caferîler, Alevîler arasında toplumsal barış ve mutabakat olmalıdır.

Bugün Şiî İran ın Başkenti Tahran da, Sünnî Müslümanların cuma namazı kılabileceği bir Sünnî camisi yoktur. Türkiye de ise Şiî vatandaş ve kardeşlerimizin camileri vardır ve cuma namazlarını oralarda serbestçe kılmaktadırlar.

İran ın

Sünnî yapılmak istenmesi fitneye sebep olacağı gibi Türkiye nin Şiî

yapılmak istenmesi de fitneye yol açar. Bu gibi fitne yangınlarını

kundaklayanlara dikkat edelim...

Ülkemizdeki Alevîlerin kütle halinde Şiîleştirilmesi Türkiye nin bölünmesine yol açar.



Türkiye de Vehhabîlik aşısı tutmaz ama halkın bir kısmını Vehhabî

yapmak için sarf edilen paralar, yapılan propagandalar, karıştırılan

kafalar yine fitne ve fesada yol açar.

Ülkemizi Şiîleştirme, Vehhâbileştirme faaliyetlerine son verilmelidir.

Kadim, kıdemi üzere bırakılmalıdır.

Bakınız mezhep taassubu yüzünden birtakım Müslümanlar birbirlerine kafir, müşrik, zındık ithamları savuruyor.

Türkiye Irak a dönmesin.

Türkiye Afganistan a dönmesin.



Sünnî Sünnîliğin hak olduğuna, Şiî Şiîliğin hak olduğuna inansın ama

çatışma, çekişme, tepişme, çarpışma olmasın. Müslümanlar barış içinde

yaşasın.

Bu konuda en büyük müşkül taqiyye ve kitman meselesidir. Sünnîlikte böyle bir şey yoktur ama Şiîlikte vardır ve farzdır.

Şiîlerin

itikat kapılarında "Taqiyye, günlük namazlar gibi farzdır, terki asla

caiz değildir. Taqiyye ve kitman bizim dinimizdir" diye yazılıdır.
İleride bu konuda onların kitaplarından cümleler ve paragraflar alarak kaynak göstererek bilgi vereceğim.

Birtakım

dış güçlerin Türkiye yi Vehhabî veya Şiî yapmaya çalışmaları, daha

başka güçlerin Ehl-i Sünnet İslâmlığını kaldırıp reforme ve deforme

edilmiş ılımlı ve evcil bir İslâm getirmeye uğraşmaları, bu uğurda

büyük paralar harcanması çok ama çok büyük bir fitnedir.




Yazının kaynağı : M. Şevket Eygi - Milli Gazete

22:56:00
31 Temmuz 2010
Bu yazı  11  kere okundu Yazdır
Yorum Bulunmamaktadir.
YORUMLAR

Bu Yazıya Yorumunuzu Ekleyin
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
 Toplam Ziyaret Sayısı 2638
    ©2009 Çizilim.com Tarafından Tasarlanmıştır.